Bebeklikten Bugüne Kalp ve Damar Sağlığı – Prof. Dr. Tulga Ulus

Prof. Dr. Tulga Ulus
Prof. Dr. Tulga Ulus

Koroner arter hastalığına giden yol çocuklukta başlar…Kalp ve damar hastalıkları tüm dünyada, toplumdaki ölüm nedenlerinin içinde birinci sırada gelmektedir. En sık nedeni yaşa bağlı ilerleyen damar sertliğidir. Bu durum neredeyse doğumla başlayarak devam eder ve zamanla koşullara göre giderek artar. Bu ciddi problemi yaratan faktörlerin önemli bir kısmı engellenebilmekle birlikte,kalıtsal faktörler diyebileceğimiz ve genetik olarak taşıdığımız riskler ise bugün için engellemek mümkün değildir.Ancak bardağın dolu tarafından baktığımızda, kalp ve damar hastalıklarından oluşabilecek ölüm ve hasarları engelleyebileceğimiz ciddi miktarda parametre de karşımızda durmaktadır. Artık hastalarımız, “kalp krizi geçirmek kaderimiz midir?”diye sorduklarında, bunun cevabı “HAYIR DEĞİLDİR”. Özellikle ailesinde genç yaşta kalp ve damar hastalıklarından kaynaklanan hastalıklar ile mücadele etmek zorunda kalan kişiler, önleyebileceğimiz risk faktörleri ile mücadele ederek geleceklerine yatırım yapmak isteyeceklerdir. Çünkü, sadece ölüm değil, hastalıktan kaynaklanan hasarlar nedeniyle (kalp yetmezliği, geçirilmiş inme veya bacak damar tıkanıklıkları) yaşam kalitesi ve dolayısı ile iş gücü kaybı kaçınılmaz olacaktır.Şimdi önleyebileceğimiz parametreleri gözümüzün önüne getirmeye çalışırsak eğer,hemen ilk sıralarda tütün ve tütün muadilleri gelmelidir. Artık çok iyi bildiğimiz bu ürünler, damarlarımızı gerek direkt damar duvarını etkileyerek veya kan akışındaki faktörlere etki ederek tıkamaktadır. Etki herkeste aynı hız ve oranda gerçekleşmeyebilir. Genetik mirası ve sağlık koşulları çok daha iyi olan bireylere kıyasla, diğer bir kısım hastalarımızda ise süratle ağır koşullar ile yüzleşmemiz kaçınılmaz olabilir. Özellikle genç yaşta kalp veya bacak damarlarında tıkanmaya giden bulguları olan hastalarımızda yaygın sigara kullanımı önemli olup, tek bir sigara nefesinin dahi kötü sonuçları unutulmamalıdır. Bu nedenle zamanla nasıl olsa bırakırım veya azaltırım planlaması tamamen yanlıştır. Tütün ürünleri ile veya ayrıca eklenen uyuşturucu her türlü maddenin etkisi ise sorunu yüzlerce kez büyütmektedir.Bu ürünlerin damarları büzme etkisi yüzlerce kat daha fazladır.İkinci sırada şeker hastalığı (diyabet) gelmektedir. Şeker hastalığı, özellikle kontrolsüz (çok yüksek ve çok düşük kan şekerleri) hale geldiğinde kalp-damar sisteminde çok ciddi tıkanmalara yol açabilmektedir. Bu tıkanmalar, yaşlılığa bağlı tıkanmaların aksine damar yatağının en uç noktalarından başlayarak başa doğru ilerlemekte yani yapılacak girişimler damarların açık kalmasını sağlamakta zorlanacaktır.

Kalp damar cerrahisi

Kalp damar cerrahisi tıp alanındaki önemli bölümlerden bir tanesidir. Bu nedenle kontrol altındaki kan şekeri, banka hesabımıza yatırılmış önemli miktarda mevduattır. Diğer önemli ve önlenebilir kriterler arasında ise sedanter yaşam tarzı, obezite, yanlış beslenme, yüksek ve kontrolsüz tansiyon, yüksek kolesterol ve kan yağları ve stres yüklü yaşam şartları sayılabilir. Bu nedenlerle en az yılda bir kez doktorumuz tarafından muayenemiz ve gerekli tetkiklerimiz yapılmalıdır. Önerilere ve yaşam tarzı değişikliklerine uymaya çalışmalıyız. Yapılan tetkiklerimiz de koroner arter hastalığımızdan şüphe edilirse, doktorumuzun önerisi ile gerekli durumlarda kalp anjiyosu ile durum değerlendirmesi yapılabilir. Böylece tanı için gerektiği durumlarda yapılacak anjiyografi ile hastanın takip ve tedavisinin nasıl yapılacağı anlaşılır.Hastamız ilaç tedavisi ile, kalp damarları için balon veya stent tedavisi ile veya koroner arter bay-pas ile karşı karşıya kalabilir. Bu bahsi geçen tedavilerin hiç birisi birbirine alternatif değildir. Yani ameliyat yerine balon/stent yapılsa keşke düşüncesi doğru bir yaklaşım değildir. Hangi durumda hangisinin uygun olacağı kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi doktorlarının ikisinin birlikte vermesi gereken kararlar olup,yüz binlerce hastanın sonuçlarından yola çıkarak hazırlanan ve tüm dünyada uygulanan kılavuz bilgileri çerçevesinde uygulanan kararlardır. Kılavuzlara göre alınmayan kararlar (özellikle uzun vadede) hem yanlış sonuçlara yol açabilecek hemde daha ağır tablolar ile karşılaşmamıza neden olabilecektir.Sonuç olarak, çocukluktan başlayarak ilerleyen yaşlarımıza doğru giden yolculuğumuzda herhangi bir sağlık sorunu ile karşılaşmamak için önlenebilir risk faktörlerimizi azaltmamız ve düzenli sağlık kontrollerimizi yaptırmamız hem ömrümüzü uzatacak hem de yaşadığımız sürenin kalitesini artıracaktır. Kalp sorunlarımız kaderimiz olmayabilir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*